+90 532 262 18 54 / 90 212 695 95 55 info@drmuzafferucarer.com 08.00 - 19.00

İletişim

Tüp Bebek uygulamaları ile genetik teknolojinin bağdaştırılmasının çok uzun bir geçmişi yoktur. İlk defa 1990’lı yılların başında cinsiyet üzerinden geçiş gösteren hastalıkların engellenmesi amacı ile embriyonun seksinin belirlenmesi ile başlayan ve genel anlamda preimplantasyon genetik olarak adlandırılan uygulamalar son derece hızlı bir gelişme göstermiş ve bugün artık tek gen hastalıklarının ve doku antijenlerinin embryo düzeyinde tanısına olanak vermektedir. Preimplantasyon genetik uygulamaları ikiye ayrılır.

Bunlardan ilki ve en çok kullanılanı preimplantasyon genetik tarama (preimplantation genetic screening-PGS) adı verilen ve kromozomların yapısal ve sayısal bozukluklarını ortaya koymak amacı ile kullanılan uygulamalardır. Preimplantasyon genetik tarama FISH (flourescent in-situ hybridization) adı verilen bir teknoloji kullanılarak yapılır. Floresan mikroskobu altında değişik renk yansımaları veren problar ile eşleştirilen kromozomlardan normal veya anormal yapı ve sayıda olanları görülebilir. Örneğin Down sendromu adı verilen ve doğuştan geri zekâlılığın en fazla görülen nedeni olan hastalık 21. kromozomdan iki yerine üç tane olması ile ortaya çıkar. FISH yapıldığı zaman 21. kromozoma bağlanan 3 tane prob görülecektir. Down sendromu tanısı almış olan embriyo böylece rahim içine yerleştirilmeyecektir.

PGS’nin belli başlı 3 kullanım alanı vardır. Bunlar ileri bayan yaşı (38 yaş sonrası), mükerrer düşük öyküsü varlığı (3 veya daha fazla düşük) ve mükerrer tüp bebek başarısızlığı (3 veya daha fazla tüp bebek uygulamasında toplam 10 embriyo transferine rağmen hiç gebelik olmaması) olgularıdır. Yalnız, PGS, güncel hali ile bu 3 durumda da eve canlı bebekle gitme oranını arttırmamaktadır. Bu güncel hali ile başarısızlığın nedeni, 1) mevcut teknoloji ile ancak kısıtlı sayıda kromozomların değerlendirilmesi, 2) FISH metodunun yalancı-negatif ve yalancı-pozitif netice vermesi; 3) embriyo biopsisinin embriyoya zarar verebilme potansiyeli. Hatta yakın zamanda yapılan bir Hollanda çalışmasında, ileri bayan yaşı nedeni ile PGS uygulmasında, PGS kolunda, PGS yapılmayanlara göre gebelik oranı daha düşük bulunmuştur. Biz Merkezimizde, ancak, bay veya bayan kromozom tetkikinde yapısal veya sayısal kromozom problemi olan olgularda PGD yapmaktayız. PGS ise tercih etmemekteyiz.

Preimplantasyon genetik tanı (PGT) ise varlığı bilinen ve tek gen üzerinden geçiş gösteren hastalıkların tanınması esasına dayanır. PCR adı verilen değişik bir teknoloji ile hastalığa neden olan gendeki değişiklik embriyo düzeyinde saptanarak sağlıksız embriyolar transfer edilmez. PGT ile tanı konabilen tek gen hastalıklarının sayısında her geçen gün artış olmaktadır. Özellikle ülkemizi ilgilendiren sık görülen tek gen hastalıklarından talassemi yani Akdeniz anemisi PGT uygulamaları içinde en fazla yer bulanıdır. Talassemi dışında orak hücreli anemi, Tay Sachs hastalığı, Frajil X sendromu ve bunlar gibi pek çok tek gen hastalığının tanısı PGT ile mümkün olmaktadır. PGT ile ayrıca hastalıklı çocuğu olan çiftlerde bu çocuk için kemik iliği veya kordon kanından alınan kök hücreler ile transplantasyon yapılması amacı ile doku uyumlu kardeş yapılabilmektedir. Bu şekilde çift hem sağlıklı bir çocuğa sahip olabilmekte hem de hastalıklı çocukları için kök hücre nakli yaptırabilmektedir.

Genetik mühendislik alanındaki hızlı ilerlemeler ile hatalı genlerin tamiri de çok uzak olmayan bir gelecekte mümkün olacaktır. Embriyo düzeyinde tüm genetik yapının belirlenmesi ve hastalıklı genlerin değiştirilmesi bugün bir kurgu bilim gibi görünse de gelecekte bunların gerçekleşme olasılığı yüksek görünmektedir. Bu uygulamaların tabiî ki göz ardı edilemeyecek bir etik boyutu da vardır. Etik boyutlarının dikkatli bir şekilde irdelenmesi bu nedenle çok önemlidir.

Yumurtalığın üreme fonksiyonunun azalması kadınlarda şu belirtiler ile seyreder:

1. Adet kanamaları birbirine yaklaşır. Daha önceleri 28–30 günde bir adet gören kadınlarda kanamalar 21-27 günde bir olmaya başlar. Bazen 15 gün aralıklarla adet kanamaları olabilir. Kanamanın miktarı genelde değişmez. Kanamam azaldı acaba menopoza mı giriyorum savı genelde doğru değildir. Bazı durumlarda ise yumurtlamanın olmaması veya gecikmesi sonucunda adet kanamaları da gecikebilir.

2. Kendiliğinden veya tedavi ile olan gebeliklerin düşük ile sonlama şansı artar. Bu genelde artan yaşla veya başka bir nedenle yumurtalık kapasitesinin azalması sonucunda kalan yumurtaların genetik olarak normal olmamasından kaynaklanır. Anormal bir yumurtanın döllenmesi sonucunda oluşacak olan embriyo da anormal olacağından ya rahimde hiç tutunmaz ya da erken dönemde düşük ile sonlanır. Devam eden gebeliklerde ise kromozom anormalliği taşıyan (örneğin Down sendromu) bebeklerin sayısında artış olur.

3. Tüp bebek ve benzeri tedavilerde yumurtalıkların uyarılması sonucunda gelişen yumurta sayısı az olur. Yüksek doz ilaç uygulaması veya değiştirilen tedavi protokollerine rağmen yumurtalıklar tedaviye dirençlidir ve az sayıda yumurta gelişir. Yumurta sayısının az olması bu tedaviler ile elde edilebilecek gebeliklerin olasılığını belirgin olarak azaltmaktadır. Zayıf yumurtalık cevabı tekrarlayıcıdır ve bugün için bilinen herhangi bir tedavisi yoktur.

Zayıf yumurtalık cevabı önceden nasıl öngörülür?

Ailesinde erken menopoz olan kadınlar ve geçirilmiş yumurtalık cerrahisi olan kadınlar dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Adetin 2 veya 3. gününde yapılan hormon testleri (FSH, LH, Estradiol) ile yumurtalık kapasitesi hakkında bilgi edinilebilir. FSH hormonu yumurtalık kapasitesinin bir göstergesidir. Yüksek olması (10 dan fazla) durumunda kapasitenin azalmış olduğuna işaret eder. Daha sonraki ölçümlerde düşük çıksa bile yumurtalık yüksek olan değere göre davranır. FSH’nın düşük olmasına rağmen estradiolun yüksek olması (65 den fazla) da yine düşük yumurtalık kapasitesine işaret eder.

İnhibin B ve AMH gibi hormonların ölçümü de yumurtalık kapasitesi hakkında bilgi verir. Ancak testlerin daha pahalı olması ve diğer testler ile elde edilen bilgilere katkı sağlamaması nedeni ile rutin ölçümleri önerilmemektedir.

Yumurtalık kapasitesi hakkındaki en güvenilir bilgi vajinal ultrason ile alınmaktadır. Vajinal ultrason ile yumurtalık içindeki potansiyel yumurta geliştirecek yapılar (antral follüküller) görülebilir ve sayılabilir. İki yumurtalıkta toplam 6 dan daha az olgunlaşmamış yumurta yapısı olması durumunda yumurtalık kapasitesinin az olduğundan söz edilebilir.

Ne yapılabilir?

Tüp bebek tedavisine geçiş daha hızlı planlanmalıdır. Tüp bebek uygulamalarında da azalmış over rezervi varlığında, azalmanın derecesine göre, başarı oranı azalır.

Yumurtalık içinde yeni yumurta yapımı sağlanabilir mi?

Son 1 yıl içindeki çalışmalar kadın yumurtalıkları içinde kök hücrelerin mevcudiyetini göstermiştir. Kök hücreleri kullanılarak yeni yumurta üretimi ve bu yumurtaların kullanılması ile gebelik elde edilmesine yönelik çalışmalar hayvanlar üzerinde başlamıştır. Bu çalışmaların sonuç vermesi ile çok zor bir hasta grubu olan düşük yumurtalık kapasiteli kadınlar için yeni umut kapıları açılacaktır.

Alanında Uzman ve Deneyimli Doktorlar

1698+

Memnun Hasta

Tedavi sürecinde yanında olduğumuz hastalarımız

460+

Başarılı Operasyon

Hastalarımız için gerekli görülen ameliyat ve operasyonlarında desteklerimiz

HEMEN RANDEVU AL

    Call Now Button